Lütfü Acet Kimdir Kansere İyi Gelen Ot, Kanser Otu Nedir? Manisa Akhisar

Lütfü Acet Kimdir Kansere İyi Gelen Ot, Kanser Otu Nedir? Manisa Akhisar

Kanserin kısa tarifi; doku veya organlardaki kontrolsüz hücre çoğalmasıdır.  Kanserin 100’den fazla türü vardır. Kanser, hücrelerin belli bir süre sonra kendini öldürüp yerine yeni hücrelerin gelmesi gerekirken bazı hücrelerin ölmeyi reddetmesi sonucu oluşan tümör olarak ta tanımlanabilir. Tam olarak nedeni bilinememekle birlikte; genetik yatkınlık, alkol, sigara, kimyasallara veya radyasyona maruz kalma durumlarıyla ilişkilendirilir.

08.07.2016 tarihinde Manisa’nın yerel bir gazetesinde çıkan haber kısa zamanda ulusal basında da büyük bir ilgi gördü.  Manisa Akhisar’dan Lütfü ACET isimli bir amcamızın kendi toplayıp ücretsiz olarak dağıttığı bir bitkinin kanseri tedavi ettiği iddia edilen haber kısa zamanda kapısına akan insan seline dönüştü. Olayın hikâyesi şöyle başlıyor; Lütfü amcamıza 1987 yılında gırtlak kanseri teşhisi konuluyor. O zamanın kısıtlı tıp imkânları sonucu da doktorlar kısa bir ömür biçiyorlar. O dönemde yaşlı bir kadın, amcamızın karşısına çıkıyor. Kendisinin de zamanında kanser hastası olduğunu, o dönemde morali bozuk bir şekilde yol kenarında otururken yanına pir-i fani bir ihtiyarın geldiğini, neden üzgün olduğunu soruyor. Kadında kanser olduğunu, tıbben çaresi olmadığını anlatıyor. O yaşlı kişi de bir bitkiye işaret ederek; şu bitkiyi kaynat, suyunu iç şifa bulursun İnşallah diyor. Dediği gibi yapıyor ve kanseri yeniyor. Lütfü amcamızda bu otu 30 gün boyunca her gün kaynatıp içiyor, daha sonra gittiği kontrollerde kanserin geçtiği tespit ediliyor. Buraya kadar klasik aktar hikâyesi gibi gelmiş olabilir ama hikâye devam ediyor. Lütfü Acet, Hasan Alemdar isimli bir arkadaşı ile Manisa Akhisar’da Seyit Ahmet mahallesindeki bir türbenin bakımını gönüllü üstlenmiş, hayatlarını orada geçiren bir garip kişi. Arkadaşı ile bu otu toplayıp, kurutup gelenlere ücretsiz olarak vermekteler. Fakat bu olay basında yer bulunca otu yetiştiremez olmuşlar. Gelenleri dağa çıkarıp o ottan kendileri toplamaya yönlendiriyorlar. Bu arada sağlık müdürlüğü yetkilileri de olaya el atmışlar. Ücretsiz dahi olsa “ruhsatsız bu işi yapamazsınız” denilmiş. Bu otun ismini neden vermiyorsun diye sorulmuş amcama, amcam da bende bilmiyorum diye yanıt vermiş. Biz ona kanser otu adını verdik. Şu an o otun ismi sır değil. Ülkemizde ‘Yapışkan Andız Otu’ olarak bilinen, bilimsel adı “Inula viscosa L” bitkisidir.

Yapışkan Andız Otu namı diğer kanser otu nedir; yaklaşık 100 tür ile Asya, Afrika, Avrupa ve ağırlıklı olarak Akdeniz Bölgesinde sık yetişen, ülkemizde de 27 türü bulunan bir bitkidir. Yaprakları testere dişi görünümünde, üzerinde tüycükler barındıran ve bu tüylerden salgıladığı reçine sayesinde yapışkan bir özelliği olan, temmuz ayında papatyaya benzeyen çiçekler açan bitki dağda, bayırda hatta yol kenarlarında da karşımıza çıkar. Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz’in batı kıyılarında doğal olarak yetişir. Antalya, Balıkesir, Manisa, Çanakkale, Kastamonu,  Hatay, Zonguldak, Muğla ve İçel yaygın yetiştiği illerimiz arasındadır. Lütfü amcaya göre en etkilileri Manisa da yetişenleridir. Yapışkan özelliğinden dolayı yol kenarlarında yetişenlerin tozu pisliği tutacağından kullanılması tavsiye edilmez.

Kullanımı; Çiçek açmadan toplanmış andız otları, güneş görmeyen, balkon gibi rüzgar alan bir yerde birkaç gün kurutulur. Sapı ve yaprakları toz haline gelene kadar el ile kırılır. 1-1,5 litre su kaynatılır. Ocaktan alındıktan sonra içine 1 çay bardağı kadar bu tozdan atılır. Üstü kapalı şekilde 10 dakika kadar demlenir. En son süzülüp cam sürahiye sade suyu alınır. (küçük parçalara ayırmadan da 2-3 dal andız ağacı bitkisi de demlenerek aynı çay yapılabilir).                                                              

Lütfü amcanın tarifi; 1- 1,5 lt olarak alde ettiğiniz bu çayı sabah kalkar kalkmaz başlamak üzere 1 güne yayarak içmelisiniz. Bunu 21 gün boyunca uygulamalısınız. Tedavi süresince alkol, sigara ve beyaz şekerden uzak durulacak.

Dünyada kullanım alanları;  Avrupa’da diyaforetik, diüretik-  Japonya’da evde hazırlanan ilaçların bileşiminde koku verici olarak- Çin’de tüberkülotik diyare, kronik enterogastrit, bronşit tedavisinde ve koruyucu olarak- Amerikan yerlileri bu bitkinin köklerinden infüzyon ve dekoksiyon hazırlayarak akciğer hastalıkları ve tüberküloz tedavisinde –  Fas’ın güneydoğu bölgesinde, “Trehla” olarak bilinen I. viscosa bitkisinin toprak üstü kısımlarından hazırlanan dekoksiyonun diyabet, hipertansiyon ve böbrek hastalıklarının tedavisinde- Akdeniz bölgesinde ise antienflamatuar, antipiretik, antiflojistik ve antiseptik özelliklerinden dolayı halk ilacı olarak- İsrail’de I. viscosa yapraklarından hazırlanan çay halk ilacı olarak diyabet tedavisinde- Türkiye’de halk arasında Andızotu kökü olarak bilinen I. helenium L. türünün kurutulmuş köklerinin, safra söktürücü, idrar arttırıcı, öksürük kesici, göğüs yumuşatıcı, kuvvet verici ve kurt düşürücü – ayrıca taze yaprakları ise yara üzerine konularak, yara iyileştirici amaçla kullanılmaktadır.

Bilimsel Bilgiler;

Bitki ile ilgili insan kanser hücreleri üzerinde çalışılmış, ancak hiç insana geçilmemiş olduğu üzerinde duran, ABD’de Harvard Üniversitesi’nde yaptığı bilimsel araştırmalardan sonra Medikal Stratejik Danışman olarak çalışan Dr. Bikem Akten, konu ile ilgili şunları söyledi: “İnsanlar üzerinde klinik araştırılması yapılmayan bir bitkinin etki ve yan etkileri konusunda bilgi verilmesi yanlıştır. Kanser tedavisi ciddi bir uygulamadır ve herhangi bir kanser tedavisi yıllar sürebilir.”

İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Erdinç Nayır, bilimsel çalışmaların yer aldığı PubMed isimli sitede, önce hayvanlar üzerinde sonra da insanlarda yapılan klinik çalışmalarla hazırlanan bir araştırmanın olmadığına dikkat çekti.  Haberde yer alan iddianın gerçek olabildiğinin gösterilmesi, ancak çok uzun süren ve detaylı araştırmalar sonucunda söylenebilir.

Farmakognozi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İlkay Erdoğan Orhan, yapışkan andız otu ile ilgili yapılan çalışmaların, otun içerisindeki Favonoit ve Terpen türevi biyoaktif bileşiklerinin bazı kanser hücrelerinde etkili olduğunu tespit ettiğini ifade etti. Ancak Orhan bu bitkinin kullanımı ile tedavi edilen herhangi bir kanser vakası olmadığına da değindi.

Kanserin çaresinin bulunduğu fakat ilaç şirketlerinin bu işe karşı çıktıkları iddiası bir şehir efsanesidir. 2012 yılında Dünya Sağlık Örgütü Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) tarafından yayımlanan Globocan verilerine göre İsrail’de 100 bin kişiden 283.2’sinde kanser görülüyor. Kanserden ölen insan sayısı ise 2012’de 10 bin 900. Türkiye’de100 bin kişiden 205.1’inde kanser görülüyor. Kanserden ölen kişi sayısı ise 91 bin 800. Görüleceği gibi oranlar çok yakındır. Kanserin kesin bir tedavisi olsa İsrail kendi vatandaşlarının ölümüne razı gelmezdi.

Bununla birlikte şifanın nereden geleceği belli olmaz düsturu ile yapışkan andız otunun kullanılmasında bir beis yoktur. Kullananlar tarafından bildirilen büyük bir yan etkisi olmamıştır.

Uyarılar:

  1. Aktarlardan satın alabileceğiniz gibi kendiniz de toplayabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken, şehir kirliliğinden uzak bölgelerden toplamalısınız.
  2. Bu bilgiler modern tıbbın verdiği bilgiler olmayıp, kişisel uygulamaların sonucudur. Hamileler ve çocukların kullanması önerilmez.
  3. Bir şeyin doğal olması onun zararsız olacağı anlamına gelmez. Esrar, haşhaş ve zehirli mantarlarda doğaldır ama zararlıdırlar.
  4. Kullanmak isteyenlere tavsiyemiz; ilk hafta demleyecekleri çaya daha az bitki koyarak vücudun alışması sağlanmalıdır. Son 2 hafta doz arttırılır.

Not: Doktorunuza danışmadan bu ot ile yapılan kürü kullanmayın.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Etiketler: , , , , , ,

Yorum Yaz