İBN-İ SİNA HASTALIKLAR ve REÇETELERİ

İBN-İ SİNA HASTALIKLAR ve REÇETELERİ

Her şehirde adına bir sağlık kuruluşu olması, tıp ilmi deyince adının mutlaka anılması, doktorların bin yıl geçse de hala bilgisine başvurması, tanılarının ve reçetelerinin günümüzde bile bize ışık tutması inanılmaz olduğu kadar da saygı duyulası.

İbn-i Sina. Yabancıların verdiği isimle Avicenna. Herkesin ortak düşüncesiyle: Hekimlerin Hekimi.

Sadece tıpta değil fizik, kimya, astronomi, felsefe, edebiyat gibi birbirinden çok farklı ve çeşitli alanlarda uzmanlaşan bir bilim insanı.

Bugünkü tıbbın temellerini atan, sağlık ve daha pek çok konuda kendisine çok şey borçlu olduğumuz ilim ve bilim insanı…

** Anemi: Cilt sarılığı
Çeşitli hastalıklar, üzüntüler, açlık, cinsel aktivitenin fazlalığı, ağrı, sıcak hava, durgun sudan içmek, çok sirke kullanmak cildi sarartabilir, hatta toprak yemek damar ağzını tıkadığından cilde kan gelmesini engeller, diyerek toprak yeme anemisini anlatırken toprak yeme ile kansızlığı bundan tam 1.000 yıl önce bağdaştırır İbn-i Sina.

Cildin rengini koruyan, cilde kan veren doğal ilaçlar”ı da şöyle özetler;
– Kan yapan ve çoğaltarak rengi güzelleştiren gıdalar:
Nohut, rafadan yumurta, et suyu, reyhan ile reyhandan elde edilen içecek ve incir.

– Kanı temizleyen gıdalar: “itrifîl-i sagîr” (yaprak) ve “helilec murebbai” (meyve bazlı jelatin).

– Kanı bedene ve cilde yayarak cildin rengini güzelleştiren gıdalar: Haltit, fülfül, karanfil.

** Göz rahatsızlıkları;
İbn-i Sînâ göz kapağı içindeki doluluk ve arpacık için gül yağı (oleum rossae), anzorot (sarcocolla) ve hiltit (asafoetida) kullanılmasını önerir. Göz kapağındaki şişler, iltihaplar ve yaralar için de gül suyunu kullanmayı tavsiye eder. Merhem, pansuman ya da göz banyosu şeklinde çeşitlendirilebilir. Aynı zamanda bebeklerde göz bakımı için de doğumdan ve banyolardan sonra göze bir damla zeytinyağı damlatılmasını tavsiye eder.

Konjonktivitte ise diken üzümünün sütle karıştırıldıktan sonra göz kapağına sürülmesini, fesleğenin suyunu, papatyanın öz suyuyla birlikte karıştırarak gözlerin yıkanmasını önerir.

Gece körlüğü için ise karaciğer yenilmesini önerir ki günümüzde tedavisi A vitamini verilerek yapılır. Karaciğer ise A vitamini açısından çok zengin bir gıda olarak bilinir.

** Ağız kokusu;
Vücudumuzdaki neredeyse tüm sorunlarla ilgili bitki ve gıdalarla çözümler sunan büyük hekim, ağız kokusuna da bir çözüm sundu elbette.

Tarif de burada:

3,5 gram havlıcan, 105 gram kabuğu soyulmuş limon, 3,5 gram kuru zencefil, 3,5 gram karanfil, 3,5 gram hindistan cevizi, 3,5 gram sivri biber, 700 gram misk, 3,5 gram kakule, 3,5 gram tarçına bal ekleyin ve tüm malzemeleri karıştırın. Macun haline gelen karışımı tüketerek ağız kokusundan kurtulabilir, sindirim sisteminizin rahatlamasını sağlayabilirsiniz.

** Böbrek taşı:
Hayatta en zor iki sancı vardır. Biri doğum sancısı, diğeri de böbrek sancısı” der bilenler. Doğum sancısına yapacak bir şey yok ama böbrek taşı için çekilen böbrek sancısına var.

İşte İbn-i Sina’nın tarifine göre böbrek taşına ve ağrıya çözüm.

Hastaya verilebilecek ilaçlar şunlardır.

1- Kabuksuz karpuz çekirdeği veya çekilmiş üzüm çekirdeği veya kereviz ve anason çekirdeği.
2- Diken çekirdeği, gül çekirdeği, gül, hatmi tohumu, molehiya tohumu birer dirhem ağırlığında öğütülür, taze, mayhoş meşrubatla ezilerek içilir.
3- Ağır yemekler ve süt ürünlerinden uzak tutularak acı badem yağı ve siyah nohut.

** Aşk Acısı
Şimdiki kalp kırıklıkları için zaman her şeyin ilacı desek de İbn-i Sina o acıya farklı ilaçlar önermiş bile çoktan. Meğer tek ilaç zaman değilmiş.
Örneğin kara sevdaya tutulan kalbi kırıklar bulabiliyorsa anne sütü içmeli, doğal (ve hormonsuz olmak kaydıyla) tavuk yemeli, bol bol hamama gitmeli, Menekşe, badem, kabak ve haşhaş yağı koklamalı, bol bol sıvı alıp çorba içmeli, yeşil sebzelerle beslenmeli.

Aslında baktığınızda moral bozukluğu yüzünden bozulacak vücut dengesini düzenleme, enerji sağlama, tazelenip yenilenmeyi tarif ediyor İbn-i Sina. Bunları 1.000 yıl önce yazdığına inanası gelmiyor insanın.

** Astım/nefes darlığı:
Hekim, yolda yürürken göğsünü tutan ve nefes almakta zorluk çeken birini gördüğünüzde ne yapmanız gerektiğini şöyle anlattı:
“Pişirilmiş kuru zufa otu yedirin, ada soğanı sıyrığı, geven, sarı incir, kabuksuz badem ve bal ile birlikte yedirerek içirin. Ceviz yağı ile birlikte nohut suyu, dereotu da yedirin ve sıcak su içirin”

** Sağlık için bazı tavsiyeleri:
İbn-i Sina’nın beslenmeden uykuya, hareketten günlük yaşama çeşitli tavsiyeleri mevcut. Hastalıklara değinmişken bunlardan da bahsetmemek olmaz dedik ve cevher niteliğindeki tavsiyelerinden örnekleri bir araya getirdik.

• Yenilen ve içilen şeyler, hastalıkların sebeplerinden biridir. (O yüzden ne yiyip içtiğimize dikkat etmeliyiz.)

• Kısa sürede zayıflayanlar yine kısa sürede kilo alabilirler. Uzun sürede zayıflayanlar ise uzun sürede şişmanlar.

• 2 öğün yemek sağlık, 3 öğün yemek hastalıktır.

• Yemek hazmedilmeden üstüne yeniden bir şey yenilmemelidir.

• Tek çeşit değil, farklı çeşit yemekler yenilmeli.

• Hareket edilmeli, hızlı değil yavaş yürünmeli.

• Tatlılar kan yapar, cinselliğe pozitif etkilidir. Ancak hamurlu tatlıların sindirimi ağır olup damarları tıkar.

• Yemekte su içmek susuzluğu giderir ama yemekten çok olmamalıdır. Ayrıca ılık su faydasızdır.

• Uyku organları dinlendirir ve yemeklerin sindirilmesini sağlar. Kişiyi ve nefsi korur. Yeterli miktarda uyumak gerekir; ne eksik, ne fazla.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Etiketler:

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.