Herkesin En iyi Doktoru , BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ

Herkesin En iyi Doktoru ,  BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ

Herkesin En iyi Doktoru ,

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ

Hekimlerin yeminini ederek mesleğe başladığı Hipokrat, ‘’İçimizdeki doğal iyileşme gücü, şifa için en önemli kaynaktır’’ der. Her insanın sahip olduğu bağışıklık sistemi vücudumuzu hastalıklara karşı korur, oluşan bir aksaklığı gidermek için hemen çalışmaya başlar , vücud bütünlüğünü bozan kırık yaralanma gibi bir hasar oluştuğunda tamir işlemine başlar , kısacası sağlıklı kalmamız için bünyemizi dengede tutmak için ne gerekiyorsa yapar. Öyleyse bir hastalık durumunda dışarıdan tedavi edici bir madde vermeden önce, bu iyileşme gücünü harekete geçirmek en doğru tedavi yöntemidir. Bunu biraz daha açıklayalım. Vucüdumuzu hastalıklardan korumak , dışardan vucüdumuza giren mikroorganizmaları yok etmek , oluşan yaraları iyileştirmek kısacası bizi sağlıklı olarak tutmak için programlanmış bir bağışıklık sistemine sahibiz.

Bağışıklık sistemimiz dünyanın en iyi doktorudur.

Neden Hasta Oluruz ?

Böyle bir bağışıklık sistemine sahip olduğumuz halde neden hasta oluyoruz ? Bağışıklık sisteminin bir kapasitesi vardır. Bu kapasitenin üzerinde iş yükü oluşursa işleyişte küçük aksaklıklar oluşmaya başlar. Nasıl ki 3 kişinin yapacağı bir işi 1 kişiye yaptırmaya kalktığımızda o kişi hiçbir işi tam anlamıyla yapamıyorsa , bağışıklık sistemi de kapasitesinin üzerinde yükle karşılaştığında görevini eksiksiz ve tam olarak yapamaz. Bağışıklık sisteminin bir görevi de vücudumuzu temiz tutmaktır. Oysa biz sindirildiğinde çok fazla kirlilik oluşturacak besinlerle beslenip , temizleme kapasitesinin çok üzerinde bir toksin yükü ile bağışıklık sistemimizi karşı karşıya bırakıyoruz. Günümüz şartlarında sağlıklı besinler bulmak neredeyse imkansız hale gelmiştir. Genetiği ile oynanmış gıda maddeleri , raf ömürleri uzatılmak için kimyasallar kullanılarak üretilen hazır gıdalar , ilaçlama yaoulan meyve ve sebzelerdeki pestisit artıkları vb. vücudumuzda çok fazla toksik yük oluşturur. Bağışıklık sistemi tüm bunları temizlemey uğraşır fakat vücudumuzdan uzaklaştıramaz. Bir bölümü vücudumuzda depolanır. Böylelikle bir takım rahatsızlıklar da oluşmaya başlar.

Aslında doğal ürünlerle beslenip , sağlıklı bir ortamda yaşama imkanı olsa , bağışıklık sistemimiz vücudumuzda ki dengeyi koruyabilir ve daha az hastalık oluşur.

Hastalıkların oluşmasında diğer bir etken de kişilerin bağışıklık sistemlerinin zayıf olmasıdır Bazı kişiler de sağlıklı doğal ürünlerle beslenir , fakat bağışıklık sistemi zayıftır ve sık hastalanırlar.Bu kişiler de bağışıklık sistemini zayıflatan sebep araştırılmalı ve ortadan kaldırılmalıdır.Bağışıklık sitemi hücrelerinin büyük bir bölümü bağırsaklarımızda üretilir. Bağırsak sisteminde oluşan bir rahatsızlık bağışıklık sistemimizi zayıf düşürür .Bağışıklık sistemimizi zayıflatan ve günümüzde kişilerin yaptığı en yaygın uygulama antibiyotik kullanımıdır. Maalesef gelişigüzel antibiyotik kullanımı ve doktorlar tarafından neredeyse her hastaya reçete edilen antibiyotikler bağırsak floramızı bozarak bağışıklık sistemimizi zayıflatmaktadır. Hastalıktan kurtulamayan , sık hastalanan kişi sayısı bu nedenle artmaktadır.

Bağışıklık sistemimiz vucüdumuzda oluşan tüm bozuklukları düzeltme kapasitesine sahiptir.Dışardan bir mikroorganizma ile temas ettiğimizde onu ortadan kaldırmak için sistemimiz harekete geçer ve yok eder. Vücudumuzda saniyede yaklaşık 50 milyon hücre bölünür. Bunların bir bölümü atipik yani kanser hücresidir. Bağışıklık sistemi hemen oluşan bu kanser hücrelerini tesbit eder ve yok eder. Yani sağlıklı kalmamız için ne yapması gerekiyorsa onu yapar. Yeter ki biz başışıklık sistemimizi destekleyelim.

Öyleyse hastalıklardan kurtulmamız için yapmamız gereken en önemli şey bağışıklık sistemimizi güçlendirecek tedaviler yapmak , bağışıklık sistemimizin çalışmasını güçleştiren onun önündeki engelleri ortadan kaldırmaktır. İşte holistik (bütüncül ) tedavi uygulamaları buna yöneliktir. Bunu nasıl yapacağımız nelere dikkat edeceğimiz ile ilgili yaklaşımları ilerleyen yazılarımda sizlerle paylaşacağız.

Bağışıklık sistemimizi desteklememiz için nelere dikkat etmeliyiz ?

Mümkün olduğunca doğal ürünler tüketmeliyiz.

Tükettiğimiz ürünleri çok iyi bir şekilde yıkamalıyız. Bu zararlı mikroorganizmaları temizlemenin yanında , üzerlerindeki ilaç artıklarından kurtulmak için de önemlidir .

Hamburger , pizza gibi Hazır fast food tarzı beslenmeden uzak durmalıyız.Evde kendimizin pişirdiği gıdaların ağırlıklı olduğu bir beslenme şeklimiz olmalıdır.

Gazlı içecekleri hayatımızdan cıkarmalıyız.

Genetiği ile oynanmış gıdalardan uzak durmalıyız.

Market raflarından aldığımız süt ,peynir , sucuk , salam gibi katkı maddeleri ile üretilen ürünler yerine , günlük süt , köy peyniri, kasap sucuğu gibi daha doğal ürünler kullanmalıyız.

Rafine şeker tüketmemeliyiz.

Doktor reçete etmediği sürece hiçbir ilacı kullanmamalıyız.

Özellikle antibiyotiklerden uzak durmalıyız. Uzun süreli ağrı kesici kullanmamalıyız.

Elektromanyetik frekans yayan cihazlardan uzak durmalıyız. Cep telefonu, bilgisayar, baz istasyonu, televizyon vb. Zorunlu uzaklaşamama durumlarında vücudumuzun bunların etkisinden koruyucu tedbirler almalıyız.

Vücudumuzu asidik yapan gıdalardan ve içeceklerden uzak durmalıyız. Daha cok sebze tüketmeliyiz.

Özellikle bağırsak sağlığını korumak için prebiyotik etkili evde yaptığımız lahana turşusu ve kefir gibi besinleri tüketmeliyiz.

Margarin gibi Katkılı yağlar yerine zeytinyağı ve tereyağı gibi doğal ürünler kullanmalıyız.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Etiketler: ,

Yorum Yaz