Grip Neden Olur, Nasıl Bulaşır ve Belirtileri Nelerdir?

Grip Neden Olur, Nasıl Bulaşır ve Belirtileri Nelerdir?

Grip, çeşitli büyüklüklerde salgınlara yol açan ve kimi zaman dünya çapındaki salgınlarla kendinden bahsettiren, oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Solunum sistemini tutan bu hastalık, influenza isimli virüsün insana bulaşması sonrası ortaya çıkar.

İnfluenza Virüsü

Grip etkeni olan bu virüs insana bulaştıktan sonra soğuk algınlığı tablosundan bronşit ve zatürreye kadar değişebilen bir dizi hastalığa neden olabilir.

Temel olarak bu virüsün, influenza A,B ve C isimli üç tipi vardır. İnfluenza B ve C insanı enfekte ederken influenza A virüsü kuş, at  ve domuz gibi hayvanları da enfekte edebilir.

 İnfluenza A virüsünün yüzeyinde Hemaglütinin(H) ve Nöraminidaz(N) isimli iki protein bulunmaktadır. İnfluenza A, bu protein yapılarına göre alt tiplere ayrılır. Örneğin; H5N1(kuş gribi) , H1N1(domuz gribi) , H2N3 alttipleri gibi… Hemaglütininin 18, Nöraminidazın 10 bilindik alt tipi vardır. 

Gribe Karşı Neden Kalıcı Bağışıklık Kazanamıyoruz?

Her sene grip olduğumuz halde neden bağışıklık kazanmıyoruz? Diğer hastalıkların aşısı birkaç dozda ömür boyu korurken, grip aşısı neden her yıl yapılmak zorunda?

Bu soruların cevabı grip etkeni olan influenza virüsünün kendisinde yatmaktadır. Bu virüs kendini her yıl(yada birkaç yılda bir) değiştirmektedir.Bizler aslında virüse karşı bağışıklık oluştururuz ancak virüs yapısını değiştirerek bizi tekrar enfekte eder. Bundan dolayı geçmiş bağışıklıklar bizi virüse karşı tamamen koruyamaz. Aynı şey grip aşısı için de geçerli. Örneğin, bir önceki sene yapılan grip aşısı o sene için koruyuculuk sağlıyorken, sonraki senelerde virüs kendini değiştirdiği için koruyuculuğunu kaybetmiş oluyor.

İnfluenza virüsünün yüzey proteinleri, mutasyonlar ile sürekli değişmektedir. Bu da virüse karşı kalıcı bir bağışıklık oluşturmamızı engeller.

Dünya Çapında Grip Salgınları

İnfluenza virüsü kendini her yıl(yada iki yılda bir) küçük mutasyonlar ile küçük salgınlar yaratsa da her 10-40 yılda bir daha büyük değişiklikler ile dünya çapında büyük salgınlara ve ölümlere neden olur. Ayrıca influenza A virüsü hayvanları da enfekte ettiği için, hayvanlardaki virüsün insana uyum sağlaması sonucu oluşan salgınlar da oldukça tehlikeli ve ölümcül olmaktadır. Örneğin; 1919 yılında oluşan dünya çapındaki grip salgınında 40 milyondan fazla insan hayatını kaybetmişti.

Grip Nasıl Bulaşır

Solunum yolunu tutan bu hastalık damlacık yolu ile bulaşır. Damlacık yolu ile bulaş; hapşırık, öksürük ile havaya saçılan damlacıklarda bulunan virüslerin diğer kişilere bulaşması anlamına gelir. Ayrıca hasta kişinin kullandığı maddelerin(çatal, kaşık, bardak gibi) kullanımı ile de bulaşabilmektedir. Kuş gribi, enfekte kuşlar ve atıkları ile temasla, virüslü gıdaların tüketil mi ve bazen de göze (konjunktivaya) virüsün girmesi ile bulaşmaktadır.

Grip belirtileri, virüs bulaştıktan 1-4 gün sonra (ortalama 2 gün) ortaya çıkar. Bu süre çok daha uzun olabilmektedir.

Grip Belirtileri

En sık görülen grip belirtileri şunlardır;

  • Ani başlayan ateş (39-40°C)
  • Üşüme, titreme
  • Baş ağrısı
  • Kas ve eklem ağrıları
  • Halsizlik, bitkinlik
  • Kuru öksürük
  • Burun akıntısı
  • Boğaz ağrısı ve bazen ses kısıklığı
  • Göğüs ağrısı, göğüste rahatsızlık ve yanma. Genellikle öksürüğe eşlik eder

Bazı virüs tiplerinde(örnek; 2009 salgını)

  • Bulantı
  • Kusma
  • İshal

Ayrıca bazen şu belirtiler de görülür;

  • Gözlerde sulanma, yanma, kızarıklık
  • Işığın rahatsız etmesi ve ışığa bakamama
  • Göz hareketlerinin ağrılı olması

Grip belirtileri hızlı bir şekilde ortaya çıkar. Ateş genellikle 3-5 gün sürse de bazen 5 günden daha uzun sürebilir.

Sigara içicilerinde grip belirtileri daha ciddi seyretmektedir. Ayrıca sigara içenler, solunum sistemi savunması bozulduğu için, daha sık grip olurlar.

Çocuklarda erişkinlere nazaran bulantı, kusma ve karın ağrısı gibi belirtilere daha sık rastlanır.

Hastalık hamilelerde, yeni doğum yapmış kişilerde, obezlerde, yaşlılarda, solunum sistemi hastalığı olanlarda(astım ve KOAH gibi) ve savunma sistemi bozulmuş kişilerde daha ağır seyretmektedir.

Yaşlılarda ateş ve diğer grip belirtileri yerine sadece halsizlik ve bilinç bulanıklığı görülebilir.

Gribin Yol Açtığı Hastalıklar

Gribin yan etkileri ve yol açtığı hastalıklar şunlardır;

  • Sinüzit
  • Orta kulak iltihabı (otitis media)
  • Bronşit
  • Zatürre
  • Nadiren kalp kalp zarı iltihabı(miyokardit ve  perikardit)
  • Çocuklarda Reye Sendromu
  • Kan zehirlenmesi(sepsis) ve septik şok
  • Akut böbrek yetmezliği
  • Çoklu Organ Yetmezliği
  • DIC (yaygın damar içi pıhtılaşma)
  • Menenjit ve ensefalopati
  • Hastalık sonrası Guillain Barre sendromu

Gripte riskli gruplar;

  • Beş yaş altı çocuklar(özellikle 2 yaş altındakiler)
  • Gebeler
  • Bakım evinde kalanlar
  • 65 yaş üstünde olan yaşlılar
  • 19 yaşından küçük olup sürekli aspirin kullanmak zorunda olanlar
  • İleri derecede obez olanlar
  • Altta yatan ciddi kronik bir hastalığı olanlar; akciğer, kalp, böbrek, karaciğer, kemik iliği hastalıkları olanlar
  • Şeker hastalığı gibi metabolik hastalığı olanlar
  • İmmün sistem yetersizliği olanlar; HİV, kemoterapi alanlar ve kanser hastaları gibi
  • Steroid(kortizon) kullanan hastalar
  • Organ nakli olmuş kişiler

Zatürre (pnomoni) grip virüsünün ağır seyretmesi ve akciğerlere inmesinin sonucunda gelişir. Mevsimsel küçük grip salgınlarında influenza virüsüne bağlı zatüre çok az görülür. Ancak H1N1(domuz gribi) ve H5N1(kuş gribi) gibi dünya çapında salgınlarda zatüre gelişme riski çok daha yüksektir.

Zatürreler direk influenza virüsü sonucu gelişebileceği gibi, üstüne eklenmiş bir bakteri enfeksiyonu sonucu da meydana gelebilmektedir. Ateş , öksürük, nefes darlığı ve hatta morarmaya ilerleyen bir tablo ile kendini gösterir. Grip belirtilerinin gerilemesi esnasında ateşin tekrar yükselmesi, öksürük, balgam ve göğüs ağrısının gelişmesi bakteriyel bir enfeksiyonun eklendiğini düşündürür.

Domuz ve kuş gribi salgınları çocuk,genç ve orta yaşlı kişilerde daha ağır ve daha ciddi seyretmektedir. Bunun nedeni olarak, yaşlı bireylerin daha önce geçirdikleri grip enfeksiyonları sonrası kısmi bağışıklık kazanmış olmaları gösterilmektedir.

Grip Testleri ve Tanısı

Grip belirtileri ile birlikte yapılacak doktor muayenesi ile tanı konmaktadır. Salgınlar şeklinde kendini gösterdiği için benzer şikayetlerin birden çok kişide görülmesi önemlidir.

Gribin kesin tanısı mikrobiyolojik testler ile konmaktadır. Bu testler daha çok hastaneye yatan kişilerde yada virüsün alt tipinin(H5N1,H1N1 gibi) belirlenmesi amacıyla yapılmaktadır.

Tanı koymada kullanılan mikrobiyolojik yöntemler;

  1. Burun, balgam veya diğer solunum yolu salgılarından alınan örneklerle yapılan hücre kültürüsonucunda virüsün bulunmasu gribin kesin tanısını koydurur. Bu yöntemle influenza alt tiplemeleri de(H1N1,H5N1 gibi) yapılabilmektedir.
  2. PCR tekniği ile virüs RNA’nın tespit edilmesi de oldukça duyarlı ve özgül bir yöntemdir. Alt tiplemenin yapılabileceği hızlı bir testtir.
  3. DFA (Direkt Florasan Antikor) Testi: Yukarıdaki iki teste göre duyarlılığı daha düşük bir testtir. Yani hasta kişide testin negatif çıkma olasılığı ilk iki teste göre daha yüksektir. Ayrıca bu testte alt tipleme yapılamamaktadır. Bu testin avantajı ise hızlı sonuç vermesidir.
  4. EIA (Enzim İmmünoassay) Testi: Duyarlılığı düşük bir testtir. Kite göre duyarlılık %50-80 arası değişmektedir. Bu da hasta olduğu halde yanlış negatiflik oranının yüksek olması anlamına gelir.
  5. Serolojik testlerin var olan enfeksiyon tanısında kullanımı diğer testlere göre daha az yararlıdır.

1 ve 2 numaralı testler grip tanısında duyarlılığı yüksek ve kesin tanıda kullanılmaktadır. 3 ve 4 numaralı testler ise duyarlılığı daha düşük ve hızlı sonuç veren testlerdir.

Facebook Yorum

Etiketler: ,

Yorum Yaz

CLOSE
CLOSE