web analytics

Gebeliğe Bağlı Hastalıklar

Gebeliğe Bağlı Hastalıklar

Gebeliğe Bağlı Hastalıklar

Bu kısımda özetlenen hastalıklar gebelikle doğrudan ilişkilidir. Gebelikten sonra genellikle kaybolurlar.

Hafif Bulantı ve Kusmalar.

Şiddetli Bulantı ve Kusmalar (Hiperemezis):

Gebeliğin ilk aylarında görülen şiddetli bulantı ve kusmalardır. Hasta yalnız yediğini, içtiğini kusmakla kalmaz; midesi boş olsa bile kusar.

Belirtiler:

  • Müküslü, safralı, bazen kanlı kusma olur, deri kurur, gözler çukura kaçar, gebede dehidratasyon olabilir,
  • İdrar miktarında azalma, kabızlık olur,
  • Kilo kaybı olabilir,
  • Kan basıncı düşmüş, nabız hızlıdır (Dakikada 100’ün üzerine çıkabilir),
  • Tedavi edilmeyen durumlarda ölüm görülebilir.

Yapılması Gerekenler:

  • Gebe sakinleştirilir, dinlenmesi sağlanır,
  • Sayfa 35 de belirtilen diyet uygulanır,
  • Eğer kusmalar devam ediyor ve kilo kaybı oluyorsa gebe kesinlikle hastaneye gönderilmelidir,
  • Hastane tedavisinde genellikle birkaç gün ağızdan besin verilmez, sakin bir odada fazla ziyaretçi kabul edilmeden gebe, damardan beslenir.

Gebelik Zehirlenmesi (Toksemi):

Eklampsi ve onun ön devresi olan pre-eklampsi gebeliğin son 3 ayı içinde ortaya çıkar. Eklampsi krizi ise doğumda ve bazen de doğumu izleyen ilk 24 saat içinde de ortaya çıkabilir.

Pre-Eklampsi: Gebeliğin son üç ayında yüksek kan basıncı, idrarda pro­tein ve ödem görülmesidir. Bu üç belirtiden en az ikisi olmalıdır. Hatta sa­dece kan basıncının yüksek olması dahi pre-eklampsi düşündürmelidir.

Yüksek Kan Basıncı (Hipertansiyon): Pre – eklampside en önemli belirtidir.

  • Diastolik basınç, yani minima / 85 olan vak’alarda pre-eklampsiden kuşkulanılmalıdır. Minima /90 ise kesin pre-eklampsi belirtisidir.

Proteinüri: Yapılan idrar muayenesinde bulanıklığın bulunması, idrarda protein (albümin) olduğunu gösterir.

Ödem:

  • Kendini ilk önce kilo artması ile gösterir,
  • Yüz, bacaklar, el ve ayak parmaklarında, karın ve vulvada ödem daha belirgindir,

___            Mutlak istirahate rağmen kaybolmayan ya da genelleşen ödem patolo­jiktir.

Pre-Eklampsi Hangi Gebelerde Çok Sık Görülür:

  • Birinci gebelikte,
  • Yaşı 35 den fazla olan mültiparlarda,
  • Daha önceki gebeliklerinde toksemi geçirenlerde,
  • Kronik böbrek hastalığı olanlarda,
  • Daha önceden yüksek kan basıncı olanlarda,
  • Hidroamnios ya da çoğul gebeliği olanlarda,
  • Şeker hastalığı olanlarda,
  • Kalp hastalığı olanlarda.

Tehlike:

  • Pre-eklampsi sonucu annede eklampsi krizi ve buna bağlı ölümler olabilir,
  • Bebek, plasenta dolaşımı iyi olmadığından uterus içinde iyi beslenip gelişemez. Uterus içinde ölebilir, ya da düşük doğum ağırlıklı olarak doğar,
  • İlk 7 gün içinde bu bebeklerde ölüm daha sıktır.

Yapılması Gerekenler:

  • Pre-eklampsi sık ve düzenli doğum öncesi izlemelerinde, belirtilerin erken saptanıp gerekli önlemlerin alınmasıyla anne ve bebek yönünden kötü sonuçları önlenebilen bir hastalıktır, örneğin: Normalde bir gebe ilk 3 aydan sonra haftada 400-500 gr. alır (Ayda 1,5-2 kg). Eğer bir gebe bu sürede daha hızlı kilo alıyorsa bu bir pre-eklampsi belirtisi olabilir,
  • Bu gebede, kan basıncı, idrarda protein kontrolü sık ve çok dikkatli yapılmalıdır.

Pre- Eklampsili Gebelerde Alınacak önlemler:

  • Gebenin yatak istirahatı sağlanır,
  • Kan basıncı düzenli olarak ölçülür,
  • Gerektiğinde sakinleştirici ilaç (sedatif) verilir,
  • Diyeti düzenlenir; enerji bakımından zengin olan yağlı ve tatlı yiyecek­ler, hamur işleri yasaklanır, protein olarak süt ve süt ürünleri, özellikle tuzsuz peynir, yumurta, et, kuru baklagiller, sebze ve meyveler verilir,
  • Gebe; ebe, sağlık ocağı doktoru ve hastane uzmanı tarafından sık izlenmelidir,
  • Doğum kesinlikle hastanede olmalıdır,
  • Tedaviye cevap veren vak’alarda doğum miadına dek beklenebilir. Eğer tedaviye karşın pre-eklampsi belirtileri düzelmiyorsa doğum 37 inci haftadan sonra hastanede suni ağrı başlatılarak yaptırılmalıdır.

Eklampsi: Pre-ekİampsinin ilerlemiş şeklidir. Tüm diğer pre-eklampsi belirtilerine ek olarak kasılma nöbetleri de görülür.

Eklampsi Belirtileri:

  • Bu gebelerde pre-eklampsi belirtileri şiddetlidir,
  • Gebe huzursuzdur, ya da uyuklama hali vardır,
  • Solunumu düzensizdir,
  • Bulantı ve kusma olabilir,
  • Gözlerde geriye kayma, net görememe olur,
  • En sonunda kasılma nöbetleri başlar.

Eklampsi Nöbeti:

  • Nöbet, göz kapaklarının sık sık açılıp kapanması, ya da ani ağlama ile başlar,
  • Derin bilinç kaybı ile birlikte kasılmalar görülür,
  • El, kol ve ayaklarda titremeler vardır,
  • Dişler kenetlenip dilini ısırabilir,
  • Solunum durabilir,
  • Rengi morarır,
  • Ağzından köpük gelir, sonunda anne komaya girer.

Eklampsinin Tehlikeleri:

  • Ölü doğum ya da doğumdan sonra ilk 7 gün içinde bebek ölümü,
  • Prematüre bebek doğurma olasılığı,
  • Plasentanın erken ayrılmasına bağlı (dekolman plasenta) doğum öncesi kanama,
  • Annede akciğer ödemi, kalp yetmezliği,
  • Karaciğer ve böbreklerde harabiyet, beyin kanamaları,
  • Annenin ölmesi.

Eklampside Ebenin Yapması Gerekenler:

Derhal doktor çağırmak üzere birini gönderin, siz şunları yapın:

  • Krizin ilk belirtilerinde derhal ağızda takma diş varsa çıkarıp dişlerin arasına beze sarılmış kaşık ya da tampon koyun,
  • Hastayı ağzında biriken tükürüğün dışarı akması için yan yatırıp, omu­zunun arkasına yastık koyun,
  • Hava (solunum) yolunu açık tutmak için alt çeneyi hafifçe yukarı kal­dırın,
  • Nöbetle ilgili hareketleri durdurmağa çalışmayın, sadece hastanın ken­disini yaralamasını önleyin,
  • Krizlerin sayı, süre ve sıklığım kaydedin,
  • Hastanın idrar çıkarıp çıkarmadığını izleyin,
  • Koma bazen uzun sürebilir. O zaman suni solunum yaptırın,
  • Bu tür hastaları sessiz, loş bir odada, mutlak yatak istirahatine alın,
  • Doktorun gelmesi gecikirse, ya da olanaksızsa uygun durumda anneyi hastaneye götürüp yatırın,
  • Doğum kesinlikle hastanede uzman tarafından yapılmalıdır.

Gebelikte Kanama:

Normalde gebelik süresince hiç vajinal kanama olmaz. Kanama olması anormal bir durumdur ve çok tehlikelidir.

Gebeliğin İlk Yarısında Görülen Kanamalar: Şu nedenlere bağlı olabilir:

  • Düşük,
  • Mol hidatiform,
  • Dış gebelik,
  • Serviks ve vajinadaki yaralar.

Gebeliğin İkinci Yarısında Görülen Kanamalar:

  • Plasenta previa,
  • Dekolman (ablasyo) plasenta ve
  • Bazen da nedeni bilinmeyen kanamalardır.

Gebeliğin ilk yarısında görülen kanamaların nedenleri ve önlemler:

Düşük: Gebeliğin 28 inci haftadan önce sonlanmasıdır. Düşük şekilleri şöyle sıralanabilir:

  • Tam (komplet),

Tam olmayan (inkomplet), çocuk atılmış, fakat plasenta . tamamen atılmamıştır,

  • Durdurulamayan düşük,
  • Düşük tehdidi
  • Tüm bu düşük şekillerinde gebede vajinal kanama olur. Düşükten kuşkulandığınız durumlarda derhal doktora gönderin. Gebe, doktor tarafından görülünceye dek şu önlemleri alın:
  • Mutlak yatak istirahatı,
  • Kanama miktarının kontrolü,
  • Olanak varsa, tuşe ya da spekülüm muayenesi ile servikal ağzın açık oiup olmadığına bakın,
  • Servikal ağız kapalı ise hiçbir ilaç vermeyin, mutlak yatak istira­hatı önerip doktora gönderin,
  • Servikal ağız açık ise, bu inkomplet, komplet ya da durdurula­mayan düşüktür,
  • Kanama şiddetli ve spekülüm muayenesinde servikal ağızda parçalar varsa, hemen kas içine 1-2 amp. Meterjin ya da Sim- pitan yapın,
  • Olanak varsa steril bir penset ya da ring penset (ovum pensi) ile serviks ağzındaki parçaları temizleyin,

Bu işlemler kanamayı çok azaltır,

  • Hastayı hemen doktora gönderin,
  • Kanama çok az, servikal ağız açık, parça var ise hastaya hemen kas içine 1 amp. Meterjin ya da Simpitan yaparak, parçalara dokunmadan hemen doktora gönderin.

Mol Hidatiform: Kadında adet gecikmesi, uterusun beklenen gebelik ayından daha büyük bulunduğu, vajinal kanamada üzüm taneleri şeklinde parçacıkların olduğu plasentanın bir hastalığıdır.

Alınacak Önlem: Bu tür hastaları, kas içine Meterjin yaparak gerekli tedavi için hemen doktora gönderin (çok şiddetli kanamaların olabileceğini unut­mayın).

Dış Gebelik: Döllenmiş yumurtanın (fertilizeovumun) uterus boşluğu dışı­na yerleşmesi ve gelişmesidir.

  • Anne ve fetüs için son derece tehlikelidir,
  • Bu durumda döllenmiş yumurta (ovum) genellikle tüplerde yerleşir,
  • Kısa bir süre sonra tüpün yırtılması sonucu iç kanamaya neden olur.

Belirtileri:

  • Âdet gecikmesi,
  • Tek taraflı kasık ağrısı,
  • Gebelik testi müsbet ya da menfi olabilir,
  • Az miktarda vajinal kanama olabilir.

Patlamış (rüptüre) Dış Gebelikte Belirtiler:

  • Ani bıçak saplanır türde tek taraflı kasık ağrısı,
  • Karında hassasiyet,
  • iç kanama belirtileri (bayılma, soğuk solgun ve nemli deri, düşük kan basıncı, hızlı nabız, nefes darlığı),
  • Omuz ağrısıdır.

Yapılması Gerekenler:

  • Şoka karşı derhal önlem alarak, hastanın ayaklarını yükseltin ve sıcak tutun, varsa damardan serum (% 5 dextroz, serum fizyolojik gibi) verin
  • 15 dakika ara ile nabız ve T. A. bakın,
  • Hastayı ameliyat edilmek üzere bir hastaneye derhal götürün.

Gebeliğin ikinci yarısında görülen kanamaların nedenleri ve önlemler:

Plasenta Previa: Plasentanın uterusun alt kısmına yerleşmesidir. Üç türlü olabilir:

  • Plasenta servikal ağıza ulaşır, ancak kapatmaz,
  • Plasenta servikal ağzı kısmen kapatır,
  • Plasenta servikal ağzı tam kapatır.

Belirtiler:

  • Mutlaka ağrısız vajinal kanama olur,
  • Plasenta önde geldiği için bebeğin gelen kısmı yüksektir, pelvis içine yerleşemez,

Tehlike:

  • Zamanında önlem alınmazsa bebek sıklıkla ölür,
  • Kanama fazla olduğunda anne de ölebilir,
  • Anne ve bebekte kansızlık oluşur,
  • Lohusalık döneminde annede infeksiyonlar sık görülür.

Yapılması Gerekenler:

  • Gebeliğin ikinci yarısında vajinaI kanaması olan bir kadına kesinlikle vajinal muayene yapmayın.
  • Kan basıncı ve nabız kontrolü yapın, çocuk kalp seslerini dinleyin,
  • Hastayı yatar vaziyette sıcak tutun, mümkünse damardan % 5 dekstroz gibi serum başlayarak acilen hastaneye götürün,
  • Plasenta previada vajinal doğum yaptırılamayacağından bebek mutlaka sezaryenle doğurtulur. Kesin tanı hastanede ameliyat koşullarında dok­tor tarafından vajinal muayene yapılarak konur.

Dekolman (Ablasyo) Plasenta: Plasentanın zamanından önce (erken) ay­rılmasıdır.

Belirtileri:

  • Bazen vajinal kanama vardır, genellikle kanama uterus içine olduğundan

farkedilmez,

  • Karın çok hassas, sert ve ağrılıdır,
  • Hasta huzursuzdur, hava açlığı vardır, deri soğuk ve nemlidir,
  • Kan basıncı şoka bağlı olarak düşük bulunur, ancak toksemili gebeler­de kan basıncı yüksek de olabilir,
  • ÇKS genellikle duyulmaz,
  • Çocuk kısımlarını hissetmek güçtür.

Tehlike :

  • Kanın pıhtılaşma mekanizmasının bozulmasına bağlı doğum ve doğum sonu durdurulamayan kanamalar olabilir;
  • Plasenta dolaşımı bozulduğundan uterus içi (intrauterin) bebek ölümü çok sık görülür,
  • Annede akut böbrek yetmezliği oluşur,
  • Anemi,
  • Lohusalıkta infeksiyon sıktır,
  • Kanamaya bağlı olarak anne ölebilir.

Yapılması Gerekenler :

  • Plasenta previa olup olmadığına dikkat edin,
  • Vajinal tuşe yapmayın,
  • Kan basıncı, nabız, ÇKS kontrolü yapın,
  • Şoka karşı önlemler alarak hastayı derhal hastaneye götürün.

Hidroamnios:

Amnios kesesinde bilinmeyen bir nedenle normalden fazla su bulunma­sıdır.

  • Normalde amnios suyu gebeliğin ikinci yarısında 1-1,5 litredir, hid- roamniosda bu miktar artar,
  • Sıklıkla bebekte anomali, diabet ve çoğu) gebelikle birlikte görülür.

Belirtiler:

  • Karın gebelik ayına göre büyüktür,
  • Gerginlik nedeni ile karın hassas olup, derisi parlaktır,
  • Çocuk kısımları güç hissedilir,
  • ÇKS güç duyulur,
  • Baskıya bağlı nefes darlığı, çarpıntı, huzursuzluk, sık idrar yapma görü­lür.
  • Vulva ve bacaklarda ödem vardır.

 

 

Tehlike:

  • Erken doğum eylemi ve prematüre doğum olasılığı vardır,
  • Bebeğin geliş bozukluğu (yan geliş, kol sarkması gibi) olabilir,
  • Doğum eyleminde ağrı zaafı görülür,
  • Kordon sarkması,
  • Doğum sonu aşırı kanama,
  • Bu gebelerde toksemi de görülür.

Yapılması Gerekenler :

  • Doğum öncesi dönemde fetal anomaliyi ortaya çıkarmak için gebeyi doktora gönderin,
  • Anne doğum öncesi dönemde yeterince istirahat etmelidir,
  • Doğum kesinlikle hastanede olmalıdır,
  • Doğumda su kesesi, üst kısımdan bir iğne ile çok küçük delinerek açılır. Gelen kısım pelvise iyice oturana dek parmak kesenin delindiği kısım­dan çekilmeden kontrollü bir biçimde, yavaş yavaş suyun boşalması sağlanır.

GEBELİĞİ ETKİLEYEN DİĞER HASTALIKLAR

Ebe, tanısını koyduğu gebe kadınların öyküsünü alırken ve doğum öncesi izlemelerini yaparken çok dikkatli olmalıdır. Gebelikle birlikte aşağıdaki hastalıklardan herhangi biri de varsa, anne ve bebeğin hayatı tehlikede ola­cağından böyle durumlarda gebe, ebe-ocak hekimi-hastane uzmanı tara­fından daha sık ve dikkatli izlenmelidir. Bu gebelerin doğumu mutlaka has­tanede olmalıdır.

Anemi (Kansızlık):

Kandaki kırmızı hücrelerdeki hemoglobin (Hb) miktarının azalmasıdır. He­moglobin kana kırmızı rengini veren ve demir içeren bir proteindir.

Tanı, kanda Hb miktarı ölçülerek konulur. Normalde 100 MI kanda 16 gr Hb bulunur, 11 gramın altı anemidir.

Eğer Hb miktarı 9-10 gr ise hafif anemi,

5- 9 gr ise orta derecede anemi,

5 gr dan az ise şiddetli anemidir.

Nedenleri:

  • Annenin yeterli ve dengeli beslenememesi, besinlerle gereksiniminden az demir ve protein alması,
  • Kısa aralıklarla gebe kalması,
  • Çok doğum yapması,
  • Kronik hastalıklar ya da tekrarlayan ateşli hastalıklar,
  • Kanamalar,
  • Bağırsak parazitleri,
  • Toprak ve kil yeme.

Belirtiler:

  • Anemik bir gebe, nefes darlığı, yorgunluk, çarpıntıdan yakınır,
  • infeksiyonlara direnci azalır ve sık hastalanır,
  • Ağız mukozası ve göz konjonktivaları, tırnaklar ve el içi soluktur.

Tehlike:

  • Gebelik düşükle sonlanabilir,
  • Bebek uterus içinde iyi gelişmez, o da anemik doğabilir,
  • Erken doğum ya da düşük ağırlıklı bebek doğabilir,
  • Anemik gebe, doğumda normal rfıiktarda ya da normalden az kan kay­betse bile şoka girebilir,
  • Anemik annelerde, doğum sonu infeksiyonları daha sık olur,
  • Gebelik – Doğum ve doğum sonu komplikasyonlarına bağlı ölüm anemik annelerde daha sıktır.

Yapılması Gerekenler:

  • Tüm bu nedenlerle anemisi olan gebe iyi beslenmeli ve ilaçla tedavi edilerek, anemisi mutlaka doğum öncesi dönemde düzeltilmelidir.

Yiyeceklere ek olarak 200 mg demir içeren haplar, aneminin derecesine göre günde 2 – 3 kez yemeklerden 1 -2 saat önce ya da sonra verilmelidir,

  • Anemik olmasa da her gebe kesinlikle iyi beslenmeli ve günde 1-2 kez ek demir hapı almalıdır,
  • Ağır anemilerde, ya da doğuma çok az zaman kalan anemik gebelerde kas içine (i.m.) enjeksiyon şeklinde demir tedavisi verilebilir,
  • Bazen kan transfüzyonu dahi gerekebilir,
  • Tüm bu nedenlerle anemik gebe, ebe-ocak hekimi-uzman hekim tara­fından sık ve dikkatli olarak izlenmelidir,
  • Doğum kesinlikle hastanede olmalıdır.

Tüberküloz (Verem, Tbc):

Tüberkülozlu kadınların gebe kalması sakıncalıdır.

Tehlike:

  • Gebelik hastalığı hızlandırır ve ağırlaştırır,
  • li anne doğumdan sonra hastalığı çocuğa da bulaştırır,
  • Lohusalık döneminde Tbc. daha da ağırlaşır.

Yapılması Gerekenler:

  • Gebelik erken dönemde yasal yolla hastanede sonlandırılabilir,
  • li bir gebeye doktor ilaç vermişse ebe bu ilaçların düzenli alınıp alınmadığını kpntrol etmelidir,
  • İzlemeler ebe-ocak hekimi-hastane uzmanı tarafından sık ve dikkatli işbirliği halinde yapılmalı, doğum kesinlikle hastanede olmalıdır,
  • li annenin çocuğuna doğumdan hemen sonra kesinlikle BCG aşısı uygulanmalıdır.

Frengi (Sitiliz, Sy):

Frengili kadının gebe kalması çok sakıncalıdır.

Tehlike:

  • Gebeliğin son 3 ayında uterus içi ölümlere neden olur,
  • Çocuk da frengili doğabilir,
  • Ebe frengili bir kadının doğumunu yaptırmanın kendisi için de tehlikeli olacağını bilmelidir.

Yapılması Gerekenler :

  • Ebe frengiden kuşku duyduğu vak’aları kesin tanı için, erken dönemde hastaneye sevketmelidir. Bu gebeliklerin hastanede yasal olarak sonlandırılması gerekir.

Diabet (Şeker Hastalığı):

Diabet gebelikte anne ve çocuk hayatını tehlikeye sokan bir durumdur. Eğer anne daha önce 4 kg. ve daha büyük çocuk doğurmuş ise, anne, baba ya da yakın akrabalarında şeker hastalığı mevcut ise, fazla su içiyor, fazla yemek yiyor ve fazla idrara çıkıyorsa bu durumlarda annede şeker hastalığı olabileceğinden kuşkulanılmak ve gebe kesin tanı için doktora gönderil­melidir.

Tehlike:

  • Spontan düşük olasılığı artar,
  • Gebelik toksemisi daha sık görülür,
  • Uterus içi ölüm olabilir,
  • iri çocuk nedeniyle güç doğum olasılığı artar,
  • Hidroamnios daha sık görülür,
  • Tedavi edilmeyen vak’alarda çocuk ölüm hızı % 50, ana ölüm hızı ise % 25 dir,
  • Bu nedenlerden diabetli bir kadının sık gebe kalması sakıncalıdır.

Yapılması Gerekenler:

  • Gebelik erken dönemde, gerekirse yasal yolla hastanede sonlandırı- labilir,
  • Gebelerin ebe-ocak hekimi-hastane kadın doğum ve iç hastalıkları uzmanları tarafından sık ve dikkatli izlenmeleri gerekir,
  • Doğum kesinlikle hastanede olmalıdır. 37 inci haftada gebe hastaneye yatırılıp gerekirse suni ağrı başlatılarak doğum yaptırılır.

Kalp Hastalığı:

Eğer gebe nefes darlığı ve çarpıntıdan yakınıyor, günlük işlerini yaparken bu şikâyetleri daha da artıyorsa bu durumda bir kalp hastalığı olabileceği düşünülüp kesin tanı için gebe doktora gönderilmelidir.

  • Gebelikte kan hacminin artması, damar sisteminin genişlemesi sonu­cunda 24 üncü haftadan itibaren kalbin yükü artar,
  • Normal bir kalbin artan bu yükü rahatça karşılamasına karşın hasta bir kalp için büyük tehlike vardır,
  • Kalp hastası kadında gebelik, hastalığın gidişini kötüleştirir,
  • Tüm bu nedenlerle kalp hastası bir kadının gebe kalması sakıncalıdır.

Yapılması Gerekenler:

  • Gebelik erken dönemde, gerekirse yasal yolla hastanede sonlandırılabilir,
  • Kalp hastası gebe, ebe- ocak hekimi – hastane kadın doğum ve iç hasta­lıkları uzmanları tarafından sık ve dikkatle izlenir,
  • Kalbin yükü 28-32 inci haftalar arasında en fazla olduğundan bu dönemde gebe hastanede yatarak kontrol edilmelidir,
  • Doğum kesinlikte hastanede kadın – doğum ve iç hastalıkları uzmanları­nın yardımıyla yapılmalıdır.

Sarılık:

  • Gebelikte ağır seyreder. Hastalık sırasında düşük ya da erken doğum olabilir.

Yapılması Gerekenler:

  • Sarılıktan şüphe edildiğinde kesinlikle hastane kontrolü gerekir,
  • Doğum kesinlikte hastanede olmalıdır.
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Etiketler: ,

Yorum Yaz