DİZ AĞRISI KABUS OLMASIN

DİZ AĞRISI KABUS OLMASIN

DİZ AĞRISI KABUS OLMASIN
Yürümek, koşmak, oturmak, spor yapmak gibi sayısız hareket için diz eklemlerine ihtiyacımız var. Bu eklemelerin işleyişindeki ufak bir aksama, hayatı kabusa çevirebilir. Ancak hayat tarzınızda yapacağınız değişiklikler ile yeniden "tam hareket" mümkün…
Diz kireçlenmesi özellikle aktivite sırasında veya geceleri artan ağrılar, eklemden ses gelmesi, bacaklarda içe doğru eğilme ve harekette kısıtlanma gibi belirtilerle ortaya çıkıyor. Bu belirtilerin seyri yavaş olduğu için hasta tarafından genellikle önemsenmiyor. Ancak yaş ilerledikçe, hareket kabiliyeti şiddetli ağrılar nedeniyle iyice kısıtlanıyor.
DİZİNİZDE KİREÇLENME Mİ VAR?
Diz eklemi vücuttaki en büyük eklemdir ve her bir diz vücut ağırlığının yarısını taşıyabilir. Diz kireçlenmesi eklem çevresindeki kıkırdağın aşınma ve veya yıpranması sonucu meydana gelir. Kıkırdak hasarı neticesinde eklem sorunsuz bir şekilde hareket edemez. Beklendiği gibi, neredeyse 70 yaşında ki herkes de ve 55 yaşını geçmiş birçok kadında diz kireçlenmesi (osteoartrit) belirtilerinin bir kısmı vardır.
VERDİĞİNİZ 10 KİLO, 70 KİLO'YA EŞDEĞER
Diz kireçlenmesinin cerrahi gerektirmeyen tedavi yöntemlerinin başında hayat tarzı değişiklikleri geliyor. İlk olarak oturmaktan vazgeçin, harekete başlayın ve kilo verin. Beslenme düzeni ve kilo vermek çok önemli. Aşırı kilonun dize bazı mekanik faktörler yoluyla zarar verdiği ve kireçlenmeye sebep olduğu bilinen bir gerçek. O kadar ki, verilen her 10 kilo, dize ve kalçaya binen yükte 70 kiloluk bir azalmaya neden olur. İkinci tedavi seçeneği ise kas gücü ve eklem esnekliğini muhafaza etmek. Ne kadar kuvvetli kaslarımız olursa kıkırdağa ve kemiğe binen yük o ölçüde azalır ve diz eklemimiz daha esnek olursa kıkırdakların beslenmesi de daha iyi olur.Üçüncü olarak ağrı hastalığın önemli bir parçası olduğundan ağrı kontrolü için destek tedavilerine ihtiyaç duyarız.

Facebook Yorum

Etiketler:

Yorum Yaz

CLOSE
CLOSE