Çocukluk çağı Vitiligo’sunun yetişkinlere göre farkları nelerdir

Çocukluk çağı Vitiligo’sunun yetişkinlere göre farkları nelerdir

Öncelikle Çocukluk çağı Vitiligo’sunun farkları nelerdir onlara göz atalım.

Kliniğimize başvuran çocuklarda görülen Vitiligo vakalarında yaptığımız incelemelerde, hastaların büyük bir çoğunluğunda hem anne hem de baba tarafında ailesel genetik hastalıkların yoğun olarak mevcut olduğunu gözlemledik. Ancak bunlar Vitiligo olmak zorunda değildir. Şeker hastalığı, koroner arter yani kalp hastalığı, hipertansiyon, guatr, iltihaplı romatizma, sedef hastalığı, alerjik hastalıklar, alerjik astım, kanser gibi durumların her iki ebeveynde de bulunabileceğini gördük.

Bu risk faktörlerinin bulunmasının çocuklarda Vitiligo görülme riskini arttırdığını ve görülme yaşını düşürdüğünü tespit ettik. Bu çocukların ayrıca düzgün beslenmediğini, fast food ağırlıklı beslendiklerini, sık hastalandıklarını, sık antibiyotik kullanım öykülerinin olabildiğini, geniz eti operasyonu, sinüzit, astım, alerji yatkınlığı, bademcik operasyonu riski altında olduklarını gözlemledik. Vitiligo (Ala) hastalığına yakalanan çocuklarda uyku düzeninin bozuk olduğunu, öfkeli ve sinirli çocuklar olabildiklerini, konsantrasyon eksikliği ve/veya unutkanlık yaşayabildiklerini saptadık. Yine bu çocuklarda sıklıkla iyot eksikliği ve D vitamin eksikliği saptadık. Bu çocukların hemen hepsinde ağır gluten ve laktoz duyarlılığı saptadık ve diyete çok iyi uyum sağladıklarını gözlemledik. Tüm vitamin seviyelerinde özellikle B12, demir ve folat düzeylerinde çinko ve selenyum ile biotin seviyelerinde de düşüklük saptadık. Vitiligo saptanan çocukların ailelerinde yaygın olarak alerjik astım, astım bronşit ve çeşitli alerjik hastalıkların sıklığının arttığını gözlemledik. Bu da bize bu grup hastaların bağırsak floralarının genel olarak ailelerinde de bozuk olduğunu düşündürdü. Bu çocukların en az yarısında helikobakter pylori mikrobunu pozitif ( Bağırsaklarında bakteriyel aşırı çoğalma ve leaky gut sendrom ) denilen bağırsaktan kaçak sendromu gelişmektedir. Bunların tedavi edilmesi çok büyük önem arz etmektedir. Çünkü dibi delik bir kovanın üzerine ne kadar vitamin eklerseniz ekleyin alttan tamir etmezseniz kaybetmeye devam edecektir. Özetle yaptığınız tüm tedavi boşa gidecektir. Ama onarma tedaviniz doğru ilerler ise verdiğiniz tüm besinler hücreye gider ve kişi kalıcı olarak iyileşir.

Çocuklarda kaç yaşında İmmunoterapi’ ye başlanabilir ve süreç nasıl ilerler?

Aslında süreç anne karnında başlar çünkü gebelik ve emzirmede anne İmmunoterapi aldı ise bizim için en ideali budur. Yani bebek ailesel risk altında bir bebek ise genetik risk faktörleri yüksek bir anne ve babadan doğmuş ise bu şekilde anne karnında İmmunoterapi’ nin başlamasını isteriz. Yok farkında değilsek o zaman 1 yaşından sonra İmmunoterapi’ ye başlanmalıdır. İdeali kooperasyon sağlanması açısından 2 buçuk yaş sonrası tedaviye alınmasıdır.

Çocukluk çağı İmmunoterapi’sinde neler yapılıyor?

Aynen erişkindeki gibi ayrıntılı hastalık öyküsü, kişisel ve aile öyküsü alınır, ayrıntılı muayene ve tiroid doppler USG yapılır. Tüm immünite tarama testleri yaşına ve öyküsüne göre istenir. Test sonuçlarına ve fizik inceleme sonuçlarına bakılarak tümü ile bir tedavi programı kişiye özel oluşturulur. Ayda bir kez kliniğe gelmesi idealdir. Wood ayası gerekirse kullanılarak tedavi öncesi fotoğrafları yanıt değerlendirme amaçlı çekilir ve her geldiğinde test sonuçlarına göre tekrar hastaya diyet eğitimi anlatılır. Vücut ısı takibi öğretilir. Defter takibi öğretilir. Hasta ister yurt dışında yaşıyor olsun ister yurt içinde, mutlaka takip prensiplerine uygun olarak takip edilir ve aylık olarak tedavisinde iyileşme hızlarına göre değişiklikler yapılır. Çocuklarda yan etkisi mümkün olduğunca düşük olabilecek ve alımı kolay ürünler ağızdan verilir.

Toksisite yaratmayacak birikim yapmayacak hücresel tedaviler yoğun olarak kullanılabilmektedir. Yan etkiler açısından ilk ay özellikle karaciğer böbrek fonksiyonları takip edilir. Emilim açısından tam kan sayımı takibi yapılır. Hedef diyeti uygulayıp uygulayamadığı da kan testlerinden anlaşılabilir. Hatta ilaçlarını uyumlu kullanıp kullanmadığını da Naive kök hücrelere sahip çocukların yanıtları erişkinlere göre daha hızlı gerçekleşir.
UNUTMAYALIM ki, bağışıklığı ne kadar güçlü bir nesil yetiştirirsek, bağışıklık sistem sorunları ile gelecekte o kadar az uğraşırız.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Etiketler: , , ,

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.