Çocuklarda gribal enfeksiyonlar

Çocuklarda gribal enfeksiyonlar

Kışın gelmesi ve okulların açılmasıyla beraber çocuklarda salgın hastalık sıklığında ciddi artış görülmektedir. Okul ve kreş gibi toplu ortamlar bulaşıcı hastalıkların yayılması için en uygun ortamı oluşturur. Kasım –Mayıs ayları arasında çocuklarda özellikle üst solunum yolu hastalıkları sıklığında artış görülür.

2 yaşın altındaki yuvaya giden, ağabeyi- ablası okula giden, kalabalık aile ortamında yaşayan, alerjisi ve astımı olan, bağışıklık sistemi bozukluğu olan çocuklar özellikle risk altındadırlar. Sigara dumanına maruz kalan pasif içici çocuklarda da solunum yolları deformasyona uğradığı için risk fazladır. Bu tip çocuklarda gribal enfeksiyon sonrası ortakulak iltihabı, bademcik iltihabı, sinüzit, alt solunum yolu enfeksiyonu (zatürree ve bronşit) ve alerjik çocuklarda astım atağı görülebilmektedir.

Gribal enfeksiyonlar tüm dünyada en sık görülen enfeksiyonlardır. Gribal enfeksiyonlar kişiden kişiye direk temasla, solunum yoluyla bulaşır. Bulaşmayı engellemede en etkili yol çocuklara el yıkama alışkanlığının kazandırılmasıdır. Hastalarda bulaşıcılık belirtileri,  hastalık başlamadan önceki 24 saatte çok fazladır. Gribal enfeksiyon sırasında çocuklarda genelde ateş, kırgınlık, burun akıntısı, hapşırık, öksürük, gözlerde yaşlanma görülür. Bazı hastalarda ishal de beraberinde görülebilir. Sağlıklı çocuklarda 2–3 gün içersinde belirtiler hafifler. 7 gün sonra hâlâ ateş, koyu kıvamlı burun akıntısı, öksürük, kulak ağrısı varsa mutlaka bir hekime danışılmalıdır.

Gribal enfeksiyonlar viral kaynaklı olduğu için antibiyotik tedavisinin tedavi sürecine etkisi yoktur. Gereksiz yere antibiyotik kullanımından kaçınılmalıdır. Bu dönemde ağrı kesici, ateş düşürücü şuruplar ve serum, fizyolojik tarzı burun spreyleri kullanılabilir.

Çocuklarda burun temizliği çok önemlidir. Burun tıkanıklığı ve geniz tıkanıklığıyla beraber kulak iltihabı ve sinüzitle zemin hazırlanır. Geniz akıntısıyla beraber gece öksürükleri ve hırıltı başlar, iştahsızlık, bulantı, kusma fazlalaşır. Balın öksürük sıklığını azalttığı klinik çalışmalarda ispatlanmıştır. Bunun için ballı, limonlu bitkisel çaylar, özellikle ıhlamur, adaçayı, kuşburnu çayları kullanılabilir. Sıvı alımının arttırılması gerekmektedir. Bu şekilde hem ateş ve terlemeyle sıvı kaybı olması engellenecek, hem de balgam ve burun akıntısı kıvamı yumuşatılarak daha kolay atılması sağlanacaktır.

Bazı çocuklarda gribal enfeksiyon sonrası bakteriyel enfeksiyon da ilave olabilir. Bu çocuklarda burun akıntısı kıvamı koyulaşır, ateş ve öksürük tekrarlar. 1 haftadan daha uzun süren koyu kıvamlı burun akıntısı ve öksürük varsa mutlaka sinüzit yönünden değerlendirilmelidir. Gribal enfeksiyon sonrası gelişen ortakulak iltihabı veya sinüzit durumunda antibiyotik tedavisi gerekli olabilir.

Gribal enfeksiyon sırasında burun tıkanıklığı ve genizde oluşan ödem, kulakların genize açılan ve kulağın havalanmasını sağlayan östaki tüplerinde tıkanıklığa sebep olur. Çoğu çocukta gribal enfeksiyon sırasında kulaklarda dolgunluk hissi, zonklama tarzında ağrı, kaşıntı, işitmede azalma şikayeti olur. Sağlıklı çocukta birkaç gün içinde şikâyetler azalır. Östaki tüp tıkanıklığı devam ederse olay ortakulak iltihabına ilerler. Kulak ağrısı ve ateşin yeniden nüksetmesi varsa mutlaka hekime danışılmalıdır. Östaki tüp tıkanıklığı tekrarlayan ortakulak iltihabına, ortakulakta sıvı birikimine ve zamanla işitme kaybına neden olabilir.

Ortakulak iltihabını engellemede en etkili yol burunu açık tutmaktır. Serum, fizyolojik damla- spreyler veya okyanus suyu, deniz suyu diye satılan spreyler bu amaçla kullanılabilir. Kaloriferin üstüne su konularak, oda nemlendiğinde de burun mukozasının kuruması engellenerek tıkanıklık azaltılabilir. Alerjik çocuklarda en sık görülen şikâyet burun akıntısı ve burun tıkanıklığına bağlı kötü sonuçlar bu şekilde engellenebilir.

Alerjik yapısı olan çocuklarda gribal enfeksiyon sonrası astım alevlenmesi görülebilir. Öncesinde akciğer problemi olmayan çocuklarda da gribal enfeksiyon sonrası alt solunum yolu enfeksiyonu, zatürree veya bronşit görülebilir. 1 haftadan sonra öksürük şikâyeti devam eden, balgam çıkaran, nefes darlığı olan, ateşi yeniden yükselen hastalar mutlaka zatürree yönünden değerlendirilmelidir.

Çocukların büyük kısmı herhangi bir ilerleme olmadan gribal enfeksiyonu hafif şekilde geçirirler. Yatak istirahatı, bol sıvı alımı, solunum yollarının nemlendirilmesi ve ateş düşürücüler tavsiye edilir.

Öksürüp, aksırırken de ağız ve burun mutlaka mendille kapatılmalıdır. Sonrasında mendil atılıp eller yıkanmalıdır. Hasta kişi ellerini kurulamak için kumaş değil, kâğıt havlu kullanılmalıdır. Bu şekilde bulaşma da en aza indirilebilir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Etiketler:

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.