Ağrılarınızın Tanısı İçin Vucut Dili

Ağrılarınızın Tanısı İçin Vucut Dili

Ağrılarınızın Tanısı İçin Vucut Dili

Bedenimiz, bizlere ağrı hissettirirken neyi ifade etmeye çalışıyor?

Vucudumuzun uyarı sinyallerini dinliyor muyuz?

Acı,ağrı, gerginlik, ateş,yorgunluk gibi belirtileri birer uyarı mesajı olarak algılamalıyız ve hemen önlem almalıyız. Ağrı kesici ilaçlar bizi iyileştirmekten ziyade, bu mesajlara karşı duyarsızlaşmamıza neden olurlar. İlaçlar sayesinde, günlük hayatımız daha az gergin,daha ağrısız ve daha yaşanır hale alır. Fakat ilaçlarla sağlanan bu rahat yaşam yanlış yapmamıza sebep olabilir. Mesela bel ağrısı çeken bir kimse, ağrı kesi kullanarak kendini iyileşmiş zannedip, günlük ağır meşguliyetlerine devam eder. Bu durum aynen şuna bezetilebilir, diş çektirdikten sonra ağrı hissedilmediği için yanağımızı ısırdığımız gibi. İlaçlar, bizlere ağrısız dinlenme rahatı sunar, daha başkada fayda sağlamazlar. Problemin çözümü için, elbette ki doktorumuz birinci planda yer almalı. Sıkıntı halinde başvuracağımız yegâne kişi doktorumuz. Fakat hastalıklarımızın ve  rahatsızlıklarımızın duygu kökenine ulaşmak için bizim bir adım daha ilerleyerek beden dilini keşfetmemiz gerekiyor. Öfke, stres gibi duyuların  kalbin daha hızlı atmasına, tansiyonun fırlamasına, mide ve hazmedememe problemlerine sebep olduğunu biliyoruz. Acı,ağrı, sıkıntı, alerji, çarpıntı gibi haller, bedenimizin bize uyarıcı sinyalleridir. Yaşantımızda aksi giden olaylardan ne ölçüde kendimizi korursak, o ölçüde duygusal yaşamımız dalgalanır.

Etten kemikten oluşan bedenimizin birde duygu tarafı var. Psikolojik halimiz, direkt olarak bedenin çalışma fonksiyonunu etkiler. Organlarımız görevleri ölçüsünde, duyusal bedenin halini yansıtacak şekilde, çeşitli tepkiler verir. Mesela çok korkmuş bir çocuk, idrar tutamama problemleri yaşamaya başlayabilir.
Doğu bölgelerinde tıbbi ilimler bu konuda çok şekillendirici bilgiler ve alternatif yönergeler bulmuş. Hastalıklı organla alakalı akupunktur noktalarına uyarı verilerek, sorun yaşanan organlar ve doğal olarakta vucut dengesi sağlanmış. Organların görevleri göz önünde bulundurularak ve vucudun hangi duyguya hangi tepkileri gösterdiği ayrıntılarıyla bulunmuş. Akupunktur kesinlikle bir akupunktur uzmanı tarafından uygulanmalıdır.

akupunktur noktaları

akupunktur noktaları

akupunktur noktaları

 

Fakat belli başlı bazı akupunktur noktalarına basit yöntemlerle parmak uçlarıyla masaj yapmamız,masaj yapılan bölgeyle ilgili organın kanlanmasını,o bölgenin enerjisinin artmasını, lenf sisteminin çalışmasını ve doğal olarak birikmiş toksinin atılabilmesini sağlar. Beden bu denge sebebiyle sağlığına kavuşur.
Sağlık tamamen bir denge halidir. Sağlık arayışlarımızda bedenimizi dinlemeli, her çeşit aşırılıktan uzak durmalıyız. Yoksa sağlık dengemizi de kaybedebiliriz. Mühim olan; tıbbın imkanlarını doğal hayat ile birleştirmek. Hayat enerjisi tıkanıklıkları böylece açılabilir.
Hayat enerjisi; vucudumuzda akan bir ırmak ve tüm hücrelere dağılan nehirlere benzer. Akupunktur  ise bu ağda sıralanıyor. Bu akupunktur ağı: baş, eller ve ayaklarda bulunan merkez noktalara, basitçe parmak ucuyla masaj yaparak o bölgeye bağlı bulunan organın iyileşmesiniz sağlayabiliriz.

 Akupunktur noktalarından bazıları:

reflexoloji

KALP İÇİN AKUPUNKTUR NOKTASI: El serçe parmağı ucu, iç tarafı.
MİDE İÇİN AKUPUNKTUR NOKTASI: Ayak serçe parmağı ucu.
BÖBREK İÇİN AKUPUNKTUR NOKTASI: Ayak baş parmağı altı.
DALAK ve PANKREAS AKUPUNKTUR NOKTASI: Ayak baş parmağı ucu, iç tarafı.
KARACİĞER AKUPUNKTUR NOKTASI: Ayak baş parmağı ucu, dış tarafı.
SAFRA KESESİ AKUPUNKTUR NOKTASI: Ayak yüzük parmağı ucu, dış tarafı.
İNCE BAĞIRSAK AKUPUNKTUR NOKTASI: El serçe parmağı ucu.
KALIN BAĞIRSAK AKUPUNKTUR NOKTASI: El işaret parmağı ucu.
AKCİĞER AKUPUNKTUR NOKTASI: El baş parmağı ucu.
Bedeninizi Dinleyin Bir kaç örnek:

sujok
Iskelet ve kemik sisteminde problem durumlarında inanç sistemimizi ve temel hayat bakış açımızı gözden geçirmeliyiz.
Eklemlerle ilgili problemlerin belirlenmesinde eklemlerin duyulara göre esneklik, uyum istemesi göz önünde bulundurulmalı. Çevredeki olayların bizi zorlaması, hale ve yklaşıma göre hareket belirleme zorluğunun eklem problemleri yaptığı belirtiliyor.
Sindirim problemleri  ayrıntıcı kişilerde, başarısızlıktan korkan kişilerde, endişeli kaygılı, haksızlığa maruz kalmış, sevgisizlik ilgisizlik çeken kişilerde daha çok görülüyor. Canımızın tatlı istemesinin sevgi eksikliğiyle açıklandığını biliyormuydunuz.
Nefes tutma sebepleri şöyle sıralanıyor iyileşmemiş manevi  yaralar, üzüntü, affedememek, kızgınlık, korku,depresyon…
Boşaltım sisteminini ilgilendiren duyular: bırakamamak, değişim korkusu, harekete geçememek, şiddete karşı savunma ihtiyacı…
Kalp ve  sistemi, beden için hayati önem arzeder. Duygular, yaşam tarzı, ifade biçimleri, kalp sistemi üzerinde direkt etkilidir.

Yaşamımızda sevgi eksikliği oburluğa çok yemeye sebep olur.

 

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Etiketler: , ,

Yorum Yaz